Suren Manvelyan isimli Ermeni bir akademisyenin “your beautiful eyes” [bir şarkı sözümüzle benzeştirerek tercüme edersek: 'ah o güzel gözlerin' ] ismini verdiği ve çeşitli gözlerin makro çekimlerinden oluşan galerisinden bir kaç resim… Söylenebilecek çok şey geldiğinde akla, sanırım en güzeli hiç bir şey söylememek…
‘Sivrisinek Saz’ kategorisi için Arşiv
Dünyaya açılan pencere
Perşembe, 18 Ağustos 201110 ile Çarpmak (Pratik Yol)
Perşembe, 13 Ocak 201110 ile çarpılacak sayı tam sayı ise, sayının sonuna (en sağ tarafa) bir 0 (sıfır) ekleyerek çarpma işlemini gerçekleştirebiliriz.
Örnek:
5 x 10 = 50
10 x 128 = 1280
-3 x 10 = -30
Eğer 10 ile çarpılacak sayı tam sayı değil ise, ondalık basamakları ayıran virgül bir basamak sağa kaydırılır.
Örnek:
102,4 x 10 = 1024
76,15 x 10 = 761,5
İhtiyaç halinde hesap makinesi kullanmadan, çarpma işlemi yapmadan bu yöntemlerle çarpım sonucunu bulabilirsiniz.
Anlayana !
Çarşamba, 10 Kasım 2010Katırofi minekubum minertondi hayradon,
Mekıronti hineltibi niyesonal mentaron.
Hayradonti kapasımal, nekirtona zarzuna!
Zarzuranti hineltibi nekirtebi haytaron.
Mavi Marmara
Salı, 01 Haziran 2010
Henüz çocuktum. Çocukluğumun büyüdüğümü sandığım yıllarını yaşıyordum. Mavi Marmara‘daydık. Mavi Marmara, Marmara Adasına gidiyordu. Babam bizi tatile götürüyordu. İskelede Mavi Marmaranın yolcu almaya başlamasını heyecanla beklemiş, güverteye çıktığımızda numaralı koltuklarımızı bulup bir süre çekingen çekingen bu güzel gemiyi içinde oturup seyretmiş, şaşkınlığımızı atar atmaz da ablam ve kardeşimle gemiyi keşfe çıkmıştık. “Mavi Marmara” masmavi Marmara’da, yemyeşil Marmara’ya doğru yol alıyordu ve biz geminin her karışını gezmiştik. Saat 10 olduğunda biz yan balkonda kilim üzerinde yere oturmuş denizi seyrediyor, bir yunus daha görebilecek miyiz diye ufukları süzüyorduk. O sırada bir abi yanındaki kızlara seslendi: “Hanımlar, köle isaura başladı!”. Mavi Marmarada o gün Tv de yoktu, ve köle isaura bile oraya giremiyordu. Marmara Adasında gittiğimiz köyde insanlar kapılarını pencerelerini kapatmadan yatıyorlardı. Oradaki insanlar hırsızlık nedir bilmiyorlardı. Ben küçüktüm, ve dünyadaki en acıklı şey, “köle isaura”, en kötü adam baron idi; ve Mavi Marmara‘da bunlara bile yer yoktu…
Henüz delikanlıydım. Delikanlılığımın yetişkin olduğumu sandığım yıllarını yaşıyordum. Yine babam bizi Marmara Adasına götürmüştü. Dönüş planımıza uymadığından dönüşümüz Mavi Marmara ile değil de, ufak bir tekne ile oldu. Büyük dalgalar ve hırçın bir deniz vardı. Teknemiz bir iskele tarafina, bir sancak tarafina yatiyor, bir burnunu dikiyor, bir kafa ustu suya giriyordu. Tüm bunlara bir münasebetsiz de eklenince babam o teknede kalp krizi geçirdi ve hayatımda ilk defa o kadar büyük bir yük hissettim omuzlarımda. Artık hayatta daha acıklı şeyler de vardı, dünya maalesef toz pembe değildi. O zaman demiştik ki, “Mavi Marmara“da olsak, böyle olmazdı. Hem böylesine dalgaların oyuncağı olmaz, hem de İstanbula daha çabuk varırdık. Hem herşeye rağmen yine bir kalp krizi olsa bile geminin reviri bir süre iş görürdü. “Mavi Marmara” engin denizde güvenilecek bir yerdi. *
Yetişkin yıllarıma geldim. Yetişkinliğimin olgun olduğumu sandığım yıllarını yaşıyorum. Mavi Marmarayı televizyondan izliyorum;
yazının buradan sonrasını yazamıyorum………..
34
Pazartesi, 22 Mart 2010333333333333333 444444444 3:::::::::::::::33 4::::::::4 3::::::33333::::::3 4:::::::::4 3333333 3:::::3 4::::44::::4 3:::::3 4::::4 4::::4 3:::::3 4::::4 4::::4 33333333:::::3 4::::4 4::::4 3:::::::::::3 4::::444444::::444 33333333:::::3 4::::::::::::::::4 3:::::34444444444:::::444 3:::::3 4::::4 3:::::3 4::::4 3333333 3:::::3 4::::4 3::::::33333::::::3 44::::::44 3:::::::::::::::33 4::::::::4 333333333333333 4444444444
Tek Hece
Çarşamba, 08 Temmuz 2009Cemal Safi’nin çok sevdiğim bu şiirini, yeri geldiği için bir kez de buradan paylaşma ihtiyacı hissettim:
Tek Hece
Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim…
Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar’dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim…
Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim tac ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim…
Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim’i,
Her oyunu bozan gizli zor benim…
Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı için kül eyledim Kerem’i.
İbrahim’in atıldığı kor benim…
Sebep bazı Leyla, bazı Şirin’di.
Hatrım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim…
İlahimle Mevlana’yı döndürdüm.
Yunus’umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla’danım, hayır benim, şer benim…
Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim
Benim için yaratıldı Muhammed
Benim için yağdırıldı o rahmet
Evliyanın sözündeki muhabbet
Enbiyanın yüzündeki nur benim
CEMAL SAFİ
Çibörek Destanı
Cumartesi, 20 Haziran 2009Tam metnini 11 sene kadar önce bir hısmımın hediye ettiği kitapta okuduğum İsmail Otar’ın o eşsiz şiirini kitaptan bakıp yazmaya üşenince tataryemekleri blogundan alıntı yaptım. Tatarlar sadece siyahları okusalar yeterli, gri renkli yazılar İstanbul Türkcesi ile karşılıklarıdır… (daha fazla…)
Yoksa gidiyor musun ???
Perşembe, 28 Mayıs 2009
ne olur gitme !…
Tüm Siyasi Parti Liderlerine Duyurulur
Pazartesi, 23 Mart 2009
Kızım ve büyük oğlumla Doğancılar parkından Üsküdara doğru yürüyerek iniyorduk. Kısa yürüyüşümüz esnasında üç farklı siyasi partinin seçim otobüs/midibüsleri yakınımızdan geçti. Bu geçişler esnasında elbette ki bangır bangır o gürültülü ve sözleri anlaşılmayan şarkılarını çalıyorlardı. Üçüncü otobüsten sonra 5,5 yaşındaki kızımla aramızda şu konuşma geçti:
- Baba neden böyle şarkılar çalıyorlar?
- Seçim olacak ya kızım,
- eee?
- işte seçimlerde daha çok oy almak için böyle şarkılar çalıyorlar
- ama insanlar çok şarkı söyleyene veya daha güzel şarkı söyleyene oy verselerdi, hep şarkıcılar başbakan olurdu?
evet, şimdi tüm siyasi parti liderlerine sesleniyorum:
efendim 5,5 yaşındaki çocuklar bile gayet mantıklı düşünebiliyor bu konuda, lütfen sizler de anlayınız:
çaldığınız o gürültülü müzikler vereceğimiz oya sizin açınızdan en ufak bir olumlu katkı yapmıyor. sokakların üzerine astığınız o karmakarışık bayraklar da öyle… biri gürültü kirliliği, diğeri ise çevre kirliliğinden başka hiç bir şey yapmıyor, lütfen artık vazgeçin…
Yıkmak / Yapmak
Pazartesi, 23 Mart 2009Yıkmak insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?
Emin ol onu en çolpa herifler de becerir.
Sade sen gösteriver “işte budur kubbe” diye,
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye…
Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhât, o zaman,
Bir Süleyman daha lazım yeniden bir de Sinan…
Mehmet Akif Ersoy *


