Cuma günü geldiğinde “hafta ne çabuk bitti, daha bir sürü iş var, biraz daha zaman olsa iyi olurdu” diye düşünüyorum. Pazar akşamı olduğunda ise “haftasonu bitti bile, halbuki evde daha yapılacak şeyler vardı” düşünceleri dolaşıyor kafamda. Ayrıca haftasonunun 2 gün olması küçük seyahatleri de engelliyor. Halbuki bir gün daha uzun olsa haftasonu tatillerinde ufak çaplı seyahatler yapılabilir. Böylece daha aktif bir dinlenme sağlanabilir.
Bu düşüncelerle haftalık gün sayısını değiştirmeye karar verdim:

Madem haftada 5 gün mesai yetmiyor, haftalık mesai günü sayısını 7 güne çıkaralım. 2 gün haftasonu da yetmiyor, haftasonu da 3 gün olsun. Böylece bir hafta 10 gün olur ki alıştığımız onluk tabana daha uygun. Kendine has ismi olan 5 gün var, iki tanesi bunlarin “ertesi” şeklinde. Diğer üç günün de ertesini yaparsak günleri isimlendirme problemi de kalmaz. Pazartesi-Perşertesi arası 7 gün çalışıp, cuma-pazar arası üç gün dinleneceğiz. Çok daha verimli olacağına gönülden inanıyorum. Resmi tıklayarak sizler için hazırladığım Kasım’2010 takvimini inceleyebilirsiniz.
Bunun bir adım ötesi olarak tüm ayların 30 gün olmasını, dolayısıyla her ayın yukarıdaki takvimde olduğu gibi pazartesi başlayıp, pazar günü bitmesini, senelerin 12×30=360 gün olmasını, eksik kalan 5 günlerin 6 senede bir artık ay olarak sene sonuna eklenmesini ve dolayısıyla 6 senede bir senenin 13 ay olmasını, her seneden artacak 6 saatlerin ise 12 senede bir 3 gün olarak yılsonuna ilave edilmesini ama bu günlerin aylara ve gün sıralamasına etki etmeden +1 +2 +3 olarak isimlendirilmesini, bu üç günün tatil olmasını ve bu günlerde her yetişkin için 0-12 yaş arası çocuklara hizmetin şart olmasını planlıyorum.
Herkesin desteğini bekliyorum.