‘Mecaz’ kategorisi için Arşiv

34

Pazartesi, 22 Mart 2010
 333333333333333          444444444 
3:::::::::::::::33       4::::::::4 
3::::::33333::::::3     4:::::::::4 
3333333     3:::::3    4::::44::::4 
            3:::::3   4::::4 4::::4 
            3:::::3  4::::4  4::::4 
    33333333:::::3  4::::4   4::::4 
    3:::::::::::3  4::::444444::::444
    33333333:::::3 4::::::::::::::::4
            3:::::34444444444:::::444
            3:::::3          4::::4 
            3:::::3          4::::4 
3333333     3:::::3          4::::4 
3::::::33333::::::3        44::::::44
3:::::::::::::::33         4::::::::4
 333333333333333           4444444444

Mazhar’dan…

Cuma, 11 Aralık 2009

Benim Hala Umudum Var

benim hala umudum var
isyan etsem de istediğim kadar
inat etsem bile bırakmazlar
sahibim var

benim hala umudum var
seviyorlar bazen soruyorlar
hayran hayran seyret
ister katıl ister vazgeç

güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin olur biter

boyun bükük önünde ağlasam sessizce
şu garip gönlüm affolur mu ?
bu fırtına durur mu ?
benden adam olur mu ?
korkarım aşka zararım dokunur mu ?

elvada sana yeter tamam
bitsin artık bu dram
bu fotoroman
ham meyvayız hala
koparmışlar dalımızdan

güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin olur biter
güzel günler bizi bekler
eyvallah dersin geçer gider

bıraksan kendime
şöyle oh ne rahat
buda geçer gülüm yaşamana bak
alınacak dersler var sorulacak sorular
buda geçer gülüm bizden bu kadar

benim hala umudum var
isyan etsem de istediğim kadar
inat etsem bile bırakmazlar
sahibim var

[ Mazhar Alanson]

Bir Gidenin Ardından…

Cuma, 11 Eylül 2009

31.Ocak.2008 tarihinde Gitti, gidişi içimi yaraladı diye bir yazı yazmıştım.  Gördüğüm luzum üzerine :)  aynı yazıyı tekrar yayınlıyorum.

———————————————————

Gelişi sizi geceler boyu uykusuz bırakmıştır. onu beklemenin ızdırabını öyle yoğun yaşamıssınızdır ki, geldiğinde kavuşmaktan ziyade, geceler boyu süren ızdırabın bittiğine sevinirsiniz.
Gelişi bir boşluğu doldurmuştur…

Seneler boyu birlikte yaşar, birlikte yatar kalkar, birlikte yer-içersiniz. O artık sizin bir parçanızdır, hiç ayrı düşünmezsiniz. O kadar benimsemişsinizdir ki, var mı yok mu bunu bile düşünmezsiniz…

13 yıl beraber yaşadıktan sonra, acı tatlı bir çok lezzeti aynı ortamda paylaştıktan sonra bir gün “ayrılık vakti geldi” derler ve o çekilir gider… İçinizde bir şeylerin parçalandığını hissedersiniz. Onu içinizden söküp atmak kolay olmamıştır; gidişi ta içinizi acıtır.
Ve artık ayrıldığı yerde kocaman bir boşluk vardır…

Yoksa gidiyor musun ???

Perşembe, 28 Mayıs 2009

ne olur gitme !…

Kadir Bilmek

Cuma, 06 Şubat 2009

İşten bunaldığınız, tavırlardan sıkıldığınız, kendinize karşı kendinizi sorguladığınız, “kim için yapıyorum”  “ne diye yapıyorum” dediğiniz bir sırada, sizinle işi seneler önce bitmiş, ama işi bitince ilişkisi bitmemiş bir kişi, tutar da size bir mail yazar, sizin seneler önce gösterdiğiniz bir çabayı farkettiğini farkettirir, sizin seneler önce onları nasıl gördüğünüzü gördüğünü gösterir, üstüne bir de iltifatlar eder; siz de dersiniz ki demek ki öküz ölünce ortaklığı bozmayanlar da var, demek ki karşılık beklemeden çaba gösterirsen, bunu görenler de var, demek ki kadir bilmezler kadar kadir bilenler de var, o zaman devam etmek gerek, yılmamak, yorulmamak ve hep koşmak gerek…

Gözleriniz dolar, sevinçten mi, hüzünden mi yoksa duygu yogunluğundan mı bilemezsiniz. Ağlamak istersiniz, gülersiniz, gülmek istersiniz gözünüzden yaş damlar.

Gelen mail, o gelmezden önceki negatif ruh halinizi yerle bir etmiş, içinizde size karşı savaşan sizin tüm destek noktalarını yıkmıştır. bunu yapana teşekkür etmek istersiniz, kuru kalır, duygularınızı ifade etmek istersiniz, beceremezsiniz. Kalpten çıkan kalbe gider dersiniz, edebiyatı daha fazla zorlamaz, kuru da olsa teşekkürünüzü edersiniz.

Sonra bir büyük düzen içinde, size ilaç lazım olduğunda ilaca bile ilaç olduğunu hissettirmeden size gönderene dönersiniz yüzünüzü, ve dersiniz:
“asıl sana teşekkür!”

Bugün…

Çarşamba, 26 Kasım 2008

ben bugün…

bir güzel gördüm,

bir gülü kokladım,

bir şiir dinledim şairinden…

sonra bir müzisyenden dinledim; başka bir şiiri.

yeni “insan”lar tanıdım.

bir kaç güzel hediye ve müjdeli bir haber aldım,

hediyenin çirkini olur mu ki? -

bir kötü haber duydum sonra,

müjdemi ona verdim,

kötü haber yok oldu,

müjde birkaç kat büyüdü…

babamın eski dostlarını gördüm.

sevildim, sevdim;

sevdim, sevildim.

ağladım, yıkandım.

iyi ki bu dünyada, tam da burada, bu noktadayım!

Göz…

Cuma, 30 Kasım 2007

Bir an bir sahne girer de gözden içeri,
Yakar kül eder ve savurur ta ciğeri…

Masal

Salı, 20 Kasım 2007

maalesef bizim masalımızdaki cüce bu kadar sevimli değil...

Bir varmış, bir yokmuuuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir yerlerden birinde kel bir cüce yaşarmış…

Allah’ım şifa ver

Cumartesi, 11 Ağustos 2007

Gül...

Gündüz bir gül gördüm. Ne kadar da güzeldi. Güller hep güzeldir zaten, ama bu bir başka güzeldi. Güzelliğine doyamadan ayrıldım oradan. Gecesine ablam dedi ki o güzel güle maraz musallat olmuş :(

Acaba ben onun güzelliğini seyrederken, nazarım mı değdi? yoksa ben onun güzelliğini seyrederken o da benim çirkinliğime baktı da habis ruhum mu onu hasta etti? veya hastalığı sadece güneşi seven gülün gecede olmasından mı kaynaklanıyordu? artık her neyse de, Allah’ım şifa ver…

———————–o0O0o———————–

Dün miraç kandiliydi, vesileyle tebrik ederim.

Renkler

Çarşamba, 27 Aralık 2006

061227

Biri beyaz, bembeyaz…

Biri pembe, toz pembe…

Biri kara, katran gibi…