Jeton şimdi düştü (mü acaba?)

Haz 10th, 2011 | Filed under Bence böyle, Mecaz

İkimiz de çocuktuk ve ikimiz de aynı kişiyi seviyorduk. Sevdiğimiz her yönüyle bizden çok büyüktü, her haline hayrandık. Değil bir iltifat duymak, mütebessim bir bakışına dünyalar bizim olurdu. Onu göreceğimiz zaman içimiz içimize sığmazdı. Zaten çok sık göremezdik ama ne kadar görsek de yetmezdi. Onu göreceğimiz bir gün, onun hatırına güzel bir şey yapmak istedik. Her ne kadar hatırları çocuk aklımızla karıştırmış olsak da, büyüklerin o sıralar hergün kolaylıkla yapageldikleri bu güzel şey, bizleri hayli zorlamıştı. Ama sevgimiz zorlukları aşmamızda yardımcımızdı. Onu gördüğümüzde bu kelimeleri birebir kullanmış olmasak da, halimizle söylediğimiz şuydu: “Bak, sen geleceksin diye bu güzel şeyleri tüm zorluklarına katlanarak senin için yaptık!”. [Belki de sevgidaşım bambaşka bir şey söylüyordu, belki sadece benim içimden söylediğim buydu, bilemem…]. Tebessümüne dünyalar feda derken, hem tebessümünü hem iltifatını esirgemedi bizden. Bizden çok büyük olduğu halde, hep seviyemize inip konuşurdu, yine seviyemize inip, güzel sözlerle bizi onore ettikten sonra, olanca tatlılığıyla sordu: “Bunları bana satar mısınız?

Akıllı sevgidaşım hemen cevapladı:
Tabii ki satarım.

Ben kurnazdım ya, kendimce daha güzel bir cevap verdim:
Ben satmam, hediye ederim.

İkimizin de cevabını beğendi, ama sevgidaşımın cevabını daha çok beğendi. Halbuki -hesapta- ben daha güzel cevap vermiştim.  “Satar mısın?” diye sordu, “satarım” cevabını aldı, bu cevabın nesini beğenmişti ki?. O zaman hiç anlamadım, yıllar yılı da anlayamadım.

Bugün farkediyorum ki aslında sorumun cevabı tam da kendi içindeymiş: “Satar mısın diye sordu, satarım cevabını aldı”. Evet, sevdiğimiz ikimizden de aynı şeyi istemişti, sevgidaşım hemen onun istediğini, onun istediği şekliyle kabul etmişti; sorgulamadan, değiştirmeden… Bense sevdiğimin isteğini sorgulamış, yorumlamış, kendimce güzelleştirmeye çalışırken, bir yandan da değiştirmiş, hatta satar mısın sorusuna satmam cevabını vermiştim. Benim sunduğum, onun istediği şey değildi. Onun istediğini yapan; aynı maşuku paylaştığımız arkadaşımdı, ve cevabı daha fazla beğenilmeyi hakediyordu.

Birimiz akıllıydık, diğerimiz kurnaz…

Etiketler: ,
  1. Ferda
    Haz 10th, 2011 09:46

    Ruhuna Fatiha…

  2. Ayşe
    Haz 16th, 2011 09:54

    Ah Mehmedim, . …. … ………….. ….. …… ……… . ”……., …. …..” demiştim.. Yeni ………. ………. …..rim. Sonra herkes ……. …… ……… …….. çok ………. ama .. ….. …….. ..

    [Blog sahibi tarafindan perdelenmistir, orjinali ayrica muhafaza edilmektedir. :) ]

  3. Ersin
    Haz 28th, 2011 22:34

    Çok etkileyici bir yazı.. Ben de hep aynı kurnazlığı yaptım. Ama bu bir huy, değişmez sanırım, yine yaparım. :)

  4. M.R.B.
    Haz 30th, 2011 22:10

    Ersincigim, analitik dusunmenin yanetkileri de oluyor bazen. ozellikle kalbin devreye girmesi gereken yerlerde beyni devreye sokarsan beyin cuvallayabiliyor.

    tekrar yapar miyim? burada bir paradox var: tekrar yapmamak icin hareketlerimi iyi dusunerek yapmam gerekir ki, zaten problem orada, yani dusunmemem gerekirken dusunmemde… yok dusunmeden hareket edersem, o zaman zaten kendim gibi davranacagim ve kendim analitik dusunmeye programlanmisim. hareketlerim oncekinden farkli olmayacak.
    sanirim biraz cok yonlu gelistirmemiz gerekiyor kendimizi, artik bu yastan sonra ne kadar olursa…

  5. Musanmaz
    Kas 26th, 2011 11:42

    gerçekten muhteşem ve etkileyici bir yazı olmuş :)