‘Bilgisayar’ kategorisi için Arşiv

Windows7 ve QuickCam Pro 5000 Sürücüsü

Cuma, 06 Ağustos 2010

Logitech firmasının QuickCam Pro 5000 modelinde bir web kameram vardı. Bilgisayara Windows7 kurduğumda Windows bunun sürücüsünü bulamadı. Ben de Logitech sitesini aradım, ama ben de bulamadım. Bir çok donanım için Win7 sürücüsü olarak Vista sürücüleri kullanılabildiğinden Vista sürücüsünü denedim, o da işe yaramadı. Zaten kullanmadığımdan ben de üzerine düşmedim ve öylece kaldı.

Şimdi dersler, sınavlar bitip de biraz boş kalınca aklıma kamera geldi, “geçen bunca zaman içinde herhalde sürücüsünü çıkarmışlardır” diye düşündüm ancak maalesef Logitech beni yanılttı. Güzel ve kaliteli bir kamera olmasına rağmen, Logitech bu kamerayı win7 ile kullanmamızı istemiyordu. İnternette biraz arattığımda şurada bu kameranın bir alt modeli için yazılmış bir çözüm gördüm. Uyguladığımda bende de sorunsuz çalıştı.

Çözümü de kısaca özetlersem; Logitech sitesinden Vista için yazılmış sürücü dosyasını indirin. Bunu kurduğunuzda kamerayı test etme aşamasına geldiğinde hata veriyor, bunu es geçip kurulumu tamamlayın. Aygıt yöneticisinden bakarsanız kamera sürücüsü hala problemli olacaktır. Aygıt yöneticisinde bu problemli donanımı çift tıklayıp açılan pencerede “sürücü” sekmesine gelin ve “sürücüyü güncelleştir” butonunu tıklayın. “Sürücü için bilgisayarımı tara” seçeneği ile devam edip, sürücü için şu yolu seçin:
C:\Program Files\Logitech\QuickCamWebInstall\Drivers
Burada “alt klasörlerle birlikte” kutucuğunun seçili olmasına dikkat edin. Bunları yapıp sürücüyü güncelleştirdiğinizde kameranız problemsiz çalışmaya başlayacaktır…

Bilişim Vadisi Nereye Kurulmalı ?

Salı, 15 Haziran 2010

Bu konuda buraya bir şeyler yazmayı düşünmemiştim. Ancak sevdiğim birisi fikrimi sorunca, ona kısaca bir şeyler yazdım. Sonrasında bu yazdıklarımı buradan da paylaşmak istedim.

İlgili bir haberi şuradan okuyabilirsiniz. Buradan sonra yazdıklarım aslında kişisel bir cevap olarak farklı bir platformda yazıldığından imla kuralları ve karakter kullanımına dikkat edilmemiştir. Tekrardan yazmayıp aynen kopyalıyorum: (daha fazla…)

Gmail soruyor: “ekliyorum dedin, eklemedin?”

Cuma, 12 Mart 2010

gecenin bir yarısı güldürdü beni :) bir yandan da herşeye fazla karışmaya başladığı için canımı sıktı. Fazla mı yüz veriyoruz acaba ?

hem aslında ben “ekleyeceğim” dediğim şeyi de eklemiştim, gmail eklediğimi farketmedi. İlle de bir dosya eklemem gerektiğini düşünüyor herhalde.

Virtual CDRom Control Panel for XP

Salı, 25 Aralık 2007

virtualcdromcontrolpanel Bayram görüşmemizde Mustafa‘nın harddiskinden bazı DVD’lere ait iso dosyalarını kopyaladım. Bunları DVD’ye yazmadan incelemenin yollarından biri de sanal bir sürücü yardımıyla, DVD yi sanki dvd ye yazılmış da sonra da bilgisayara takılmış gibi kullanmak. Bu işi yapan bir çok program var, en basitinden eğer cd- dvd yazmak için Nero kullanıyorsaniz, onun sanal sürücüsü bu işi yapıyor. Bunun haricinde sadece sanal sürücü için özelleştirilmiş, hatta sadece cd-dvd image’leri için özelleştirilmiş programlar da var. Hem bu programlar mevcut hemen hemen tüm formatları destekliyorlar.

dosyalar ve ayrıntıları

Gel gelelim, bir sefer kullanıp, bir daha kullanmayacağım bir programı bilgisayarıma kurmayı hiç sevmem. Hele bu kuracağım yazılım ücretsiz değilse, uğraşmayı hiç istemem. Bu yüzden hem ücretsiz hem de minimum sistem ihtiyacı olan bir program ararken, karşıma microsoftun bir programcığı çıktı. Microsoftun destek vermediği bu programcık sadece XP de çalışıyor ve sadece iso dosyaları okuyabiliyor. Kullanım şekli çok da kullanıcı dostu değil. ama tam da benim istediğim program :) kurulum gerektirmiyor, registry’de herhangi bir değişiklik yapmıyorsunuz. Bir .sys ve bir .exe dosyadan oluşuyor. Kullanma kılavuzu :) ile beraber 32.5 kb. Yani lazım olduğunda kullan, olmayınca unut tarzı bir programcık. Microsoftun yayım tarihi 2004 gözüküyor ama çalışan dosyaların tarihi 2001. dosya boyutu çok küçük olduğundan her iso dosyasının yanına bir tane kopyalanabilir :)

XP’ye “downgrade”

Pazar, 02 Aralık 2007

Üzerinde Vista ile gelen yeni laptopumu 15 gündür bu işletim sistemi ile kullanıyordum. Ancak 15 gun sabredebildim ve 1 Aralığı 2 Aralığa bağlayan gece sistemimi Windows XP ye “downgrade” ettim. Vista görsel olarak çok hoş, arabirimler de daha kullanışlı. Ancak bir bilgisayarın temel işlevi kişinin kullanım amacına yönelik programları çalıştırmaktır. İşletim sistemi bunun için sadece bir arabirimdir. Oysa vista bir ara birim olmaktan ziyade, bilgisayari kendi emrine almak isteyen ve tum kaynaklarını tüketen bir virüs gibi :)

Sistemde vista’nın kendisinden ve laptop ile beraber gelip açılışta başlayan birkaç programdan başka hiçbir şey çalışmıyorken, sistemde 1 GB dan fazla RAM kullanıldığını görünce, Vista kullanımımı daha yüksek özelliklere sahip bir bilgisayarasahip olacağım ileri bir tarihe erteledim ve XP kurdum.

Hiçbir driver için problem yaşamamak güeldi. Laptop ile gelen tüm programlarin da xp ile uyumlu olması ekmeğime yağ sürdü. Laptopa XP kurduğum halde, Vistayı da kaldırmadım. Şu an çift işletim sistemi var. Sanırım yeni disk alanına ihtiyacım olana kadar iki işletim sistemi kullanmaya devam ederim. Ondan sonra birini kaldırırız artık.

Yeni laptopuma kavuştum

Pazar, 18 Kasım 2007

Dün Halim Amca sayesinde yeni laptopuma kavuştum. Henüz bir yorum yapacak kadar kullanmadım ama bir önceki laptopum olan sony’nin yanında halt etmiş. Sony ile kıyaslamak sanırım moralimi bozacak, iyisi mi ben dell ile kıyaslayayım da, Lenovonun mükemmel olduğunu düşünüp, keyfini çıkarayım :)  [şurada bir inceleme var]

Göze çarpan ilk ekstra özelliği, başarılı yüz tanıma programı. Fotoğrafla kandırabileceğimi düşünmüştüm ama şimdilik başarılı olamadım. Windows logon olacağı zaman yüzünüzü görüp kendiliğinden sistemi açması, başkası geldiğinde ise resmini çekip, tarih ve saat ile bunların çetelesini tutması hoş :)

Bir de bir önceki laptopumun ekran boyutu olan 15.4″ gereksiz büyük geldiğinden, bu sefer 14.1″ almıştım, ama şimdi 13.3″ de kullanım için yeterli diye düşünüyorum. Ekran boyutu o seviyelere indiğinde fiyatların aşırı artması ne kötü…

Leyla’nın iç organları

Salı, 04 Eylül 2007

2 hafta kadar önce Sen de mi Leyla? diye sormuştum. O yazıyı “inşallah veri kaybı yaşamam” diyerek bitirmiştim. Geçen süre içinde bilgilerimi büyük ölçüde kurtardım. Bir miktar veri kaybı yaşasam da, korktuğum ölçüde bir kaybım olmadı. Bilgisayarımı açamadığımdan verilerimi kurtarabilmek için bilgisayarımı açtım. Son cümle biraz garip gibi oldu, bilgisayar elektriksel olarak açılmadığından, ben de vidalarını söküp içini açtım. Harddiski çıkartıp, bir ara adaptör ile masaüstü bilgisayarıma taktım ve verilerimi büyük ölçüde böyle kurtardım.

Bu fotoğrafı “acaba tekrar çalıştırabilir miyim?” sorusuna cevap bulmak için çalışmalar yaparken çektim. Sökülebilecek tüm çevreseli söktüm, ramleri değiştirdim, harddisksiz ve eski bir toshibadan söktüğüm 60′lık diskle (resimdeki disk) denedim, bana mısın demedi… Sanırım vedalaşma zamanı geldi…

Sen de mi Leyla ?

Pazartesi, 20 Ağustos 2007

onunla mayis 2006'da babamlarda çekilmiş bir resmim Beni yakından tanıyanlar bilir, tanımayanların da zaten bilmesine gerek yok: su doktora işinde ne çok terslik yaşadım. Büyük çoğunluğu benden kaynaklanmayan, dışarıdan sebeplerle çalışmalarım sekteye uğradı, bazen bir sürü şeyi çöpe atmam gerekti vs. Bir günlük iş üç güne çıktı, üç günde yaptığım yarısı oldu… Dediğim gibi, bilen bilir, bilmeyene anlatmaya gerek yok, çünkü inanılacak gibi değil…

Hele şu son zamanda terslikler tüm hayatımı kaplamış durumda. Acılar, ızdıraplar, hastalıklar, terslikler… Genelde emrah rolü üstlenmemek için bunları yazmamaya gayret ediyorum, ama dün geceki biraz da teknolojik bir konu olduğundan yazmakta bir sakınca görmüyorum.

Dün gece aşk ve şevkle, hem de evde misafir de olmasına rağmen, biricik sevgili laptopumu alıp ders çalışmak üzere yatak odasına gittim, o güzel düğmesine dokundum, açılır gibi yaptı ama açılmadı. Fan çalışmaya başlıyor, ledler yanmıyor ve ekrana görüntü gelmiyor, bir kaç saniye sonra kendiliğinden her şeyin enerjisini kesiyor ve sonra tekrar kendisi açıyor. ama yine ekranda görüntü yok ve boot etmiyor. ve o halde kalıyor…

Kızdım, o kızgınlıkla bir tane de vurmuşum, “Sen de mi Leyla?” dedim, “sen de mi beni yarı yolda bırakacaktın?”. vurmanın etkisiyle mi, sözlerin etkisiyle mi bilmem, laptop dile geldi, “artık çalışacak halim kalmadı, biraz daha dişimi sıksaydım da, tam savunmaya gireceğin gün iflas etseydim daha mı iyiydi?” dedi. hak verdim, özür diledim, kapattim kapağını ve yattım…

ümidediyorum ki veri kaybı yaşamam…