Bayrak şiiri

May 10th, 2008 | Filed under Şiir
Bayrak şiiri için yorumlar kapalı

Hazır hatırlamışken hatırlatmakta fayda var :)

BAYRAK
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı…
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !

ARİF NİHAT ASYA

Etiketler:

Yemin ettik, asker olduk! vallaa billaa…

May 9th, 2008 | Filed under Ailem, Arkadaşlar, Fotoğraf, Kişisel, Özel zamanlar

Yemin töreninde yanımda olan tüm sevdiklerime teşekkür ederim. Güzel bir gündü. Eşim-çocuklarım, annem-babam, kayın annem-babam, kızkardeşlerim-yeğenim benimle beraberlerdi. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yemin töreni ile ilgili yazılabilecek çoook şey var. Ama benim vaktim yok :)

Bu yemin töreninde eski öğrencim, iş arkadaşım, arkadaşım ve şimdi bir de asker arkadaşım olan Fırat da yemin etti. Böylece aynı anda silaha el koyup yemin edince, bir de silah arkadaşı olmuş olduk :) vesileyle acemiliğimiz döneminde Fıratı ziyarete gelip, beni de görmeden gitmeyen Özgün ve Göktuğa da teşekkür ederim.

Bu arada bir ay aradan sonra araba kullanmak, cuma kılmak, çıplak ayak halıya basmak hoş oldu. Kendi ayakkabılarımla yürürken ayaklarımın ne kadar hafif olduğunu farkettim :)

Etiketler:

O şimdi asker

Nis 12th, 2008 | Filed under Fotoğraf, Kişisel

Etiketler:

321 K.D.

Nis 10th, 2008 | Filed under Haber, Kişisel
321 K.D. için yorumlar kapalı

Kara Kuvvetleri Komutanlığı

321. Dönem Yedek Subay Sınıflandırma Sonuçları

Sonuç Açıklama Tarihi:10 NİSAN 2008

Aday No 81134
Adı ve Soyadı MEHMET RECEP BOZKURT
Baba Adı AHMET
Doğum Yeri İSTANBUL
Kuvveti Kara Kuvvetleri
Sınıfı Piyade
Statüsü Er
Branş .
Kabul Toplanma Merkezi .
Gideceği Sınıf Okulu / Eğitim Merkezi MEBS. OKL. VE EĞT. MRK. K.LIĞI ANKARA MAMAK

Sorgulama sayfasına geri dönmek için tıklayınız…

Etiketler:

Asker Durumları

Nis 10th, 2008 | Filed under Fotoğraf, Kişisel
Asker Durumları için yorumlar kapalı

Doktora bitti, sıra geldi askerliğe. Geçen hafta bugün küçükyalıda, levazım okulunda sınava girmiştim. Bugün de tertip edildiğimiz birlikler açıklandı. Aybaşından beri zaten resmen askerim, 2 gün sonra da fiilen başlıyorum. Eylülün sonlarına kadar sürecek bu macerayı da kazasız belasız atlatıp, tekrar ailemin-çocuklarımın yanına dönerim inşallah. Çocuklarıma şimdi ilginç ve eğlenceli geliyor, ancak ayrılıktan etkileneceklerini sanıyorum.

Neyse, eşyalarım büyük ölçüde hazır, yarın traşımı da olurum. sonra bir süre buralarda yokum…

Etiketler:

Niyeyse içimde bir sevinç var :)

Nis 3rd, 2008 | Filed under Kişisel
Niyeyse içimde bir sevinç var :) için yorumlar kapalı

...

Etiketler:

(Saçmalık)²

Mar 27th, 2008 | Filed under Bence böyle

Bir saçmalığı bir saçmalık ile çarparsak ne olur?

elbette saçmalığın karesi olur. Çok değil, daha iki hafta önce saatlerin tüm yıl ileri alınması ile ilgili bir yazı yazmıştım.

Bugün okuduğum haberlerde İstanbul Valiliğinin ileri saat uygulaması sebebiyle mesai saatlerini yarım saat ileri aldığı yazıyor. Yani devlet tasarruf etmek için saatleri ileri alıyor* ve yine devlet bu tasarrufun köküne kibrit suyu dökmek için mesai saatlerini ileri alıyor. Aslında buna yorum yapmak bile saçma, insanın sadece gülesi geliyor :)

Acaba bu kararları alanlar içinde, saat ayarı ile oynayarak tasarrufun nasıl yapıldığını anlayan bir kişi var mı? olsaydı herhalde bu şekilde sabote etmezlerdi, değil mi?

Etiketler:

Korumalı: MUTLULUK ! :)

Mar 27th, 2008 | Filed under Ailem, Kişisel
Korumalı: MUTLULUK ! :) için yorumlar kapalı

Bu içerik parola ile korunmaktadır. Görmek için lütfen aşağı parolanızı girin:

Etiketler:

Mühendis gibi düşünmek

Mar 22nd, 2008 | Filed under Arkadaşlar, Bence böyle, Üniversite

Mühendislik bir meslek değil, bir düşünme biçimidir. Mühendislik eğitimi, kişilerin beyinlerinin içine koydukları bilgilerden daha fazla, beyinlerinin çalışma biçimini değiştirir. Amaç kişinin daha analitik düşünebilmesini sağlamak, sebep-sonuç ilişkilerini görme becerisi kazandırmak, eldeki imkanlarla mevcut sorunlara etkin çözümler üretebilmek olmalıdır.

Böyle bakınca mühendislik eğitimi almış bir çok kişinin, hatta mühendislik kitaplarını yalayıp yutmuş, iyi ortalamalarla diplomasını almış bir çok kişinin aslında mühendis olamadığını üzülerek görebiliyoruz. Bunun yanında hiç bir eğitim almadığı halde doğuştan gelen bir yetenekle mühendis gibi düşünen, olaylara farklı bakan, pratik çözümler üreten insanlarımız da mevcut.

Bazıları da hem doğuştan mühendistir, hem de üzerine mühendislik eğitimi almıştır. Bunlar kaymaklı ekmek kadayıfı gibidir :)

Peki tüm bunlar nereden geldi aklıma?
Tübitak’ın bir proje hakemliği için İzmir’e gittim. [Hayır inceleme için gittiğim Ar-Ge firmasından bahsetmeyeceğim, oradaki değerlendirmelerim rapora yazılacak.] Şirketle mülakatımız öğleden sonraya kadar devam etti. Orada işim bittikten sonra o kadar yolu gelmişken hemen geri dönmek yerine bir ziyaret yapmak istedim. Okul arkadaşım TCA ile buluştuk, akşama kadar beraberdik. Yarım günden az süren görüşmemizde, mühendisliğin hayata uygulanmasına dair o kadar çok örnek gördüm ki, dönüşte bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim. Keşke bizim bazı öğrencilere örnek olarak gösterebilsem diye içimden geçirdim. Favorim özellikle çaptan ikiye bölünmüş atık su borusu ile kütük transferi projesiydi :D

[Dipnot: tca kütük projesindeki fikrin kendisine ait olmadığını kendisinin daha önce yapılmış bir uygulamayı taklit ettiğini söylüyor. bana da hem orjinal fikri kendisine ait olan diğer çözüm ve uygulamarından dolayı, hem de bu uygulama için dürüstlüğünden dolayı bir kez daha hayran kalmak düşüyor.]
Etiketler:

Saçmalık…

Mar 13th, 2008 | Filed under Bence böyle
Saçmalık… için yorumlar kapalı

Artık tüm yıl ileri saat uygulaması olacakmış…

Öncelikle peşin peşin şunu belirteyim, saatlerin ayarı ile oynanıp da enerji tasarrufu yapılmasına karşı değilim. 1.5 sene önce Fırat şöyle bir yazı yazmıştı ve ben de onun yorum kısmına yazdığım yazıyı “… bence gayet guzel ve yerinde bir uygulama. bence yaza girerken 1 yerine 2 saat ileri alsak daha da guzel olur :)” diye bitirmiştim.

Gel gör ki, bugün okuduğum bir habere göre, bu yaz saatleri son defa ileri alacakmışız ve bir daha geri almayacakmışız. işte durum böyle olunca başlıkta söylediğim gibi “saçmalık” oluyor. Bölgesel bir saatimiz var ve bu saat kışın kullandığımız saat. Eğer tüm yıl aynı saati kullanacaksan, doğru saati kullanırsın. Tüm yıl tasarruf yapmak istiyorsan mesai saatlerini bir saat geri alırsın. Tüm yıl saatlerin bir saat ileride tutmak ile, mesai saatlerini bir saat geri çekmek arasında pratikte hiç bir fark yok, e o zaman ne diye sürekli yanlış gösteren saatlere bakalım ki?

Hesapta bu uygulama daha fazla tasarruf etmek için yapılıyor. Halbuki böyle yapacaklarına, mesai saatlerini bir saat geri alarak aynı tasarrufu yine yapabilirler, üstüne bir de yaz saatini devam ettirseler hem diğer ülkelerle aramızdaki saat farkı yaz-kış korunmuş olur, hem de tasarruf şu an planlanana göre bile katlanarak artar. ÜStüne üstlük benim 2006 senesinde Fırat’a yorum yaparken yazdığım “yazın iki saat ileri alma fikri” de görünürde olmasa da pratikte uygulamaya geçmiş olur.

Tüm yıl ileri saat uygulaması, piyanoya uzak kalan piyanistin taburesini çekmek yerine piyanoyu çekmesine benziyor…

Etiketler: