Arşiv
Sevdiğim bir arkadaşım geçen hafta içinde evlendi. Bizim araba da gelin arabası oldu. Aslında bence düğün arabası demek gerek, neden gelin arabası oluyor ki? damat arabası demek ne kadar saçma ise, gelin arabası da o kadar saçma. Düğün arabası nisbeten daha mantıklı :) Her neyse, biz evlendiğimizde de eşim gelinliğiyle bu arabaya binmişti ve evimize […]
8.Ocak.2007 nin ilk saatlerinde, gecenin bir yarısı istanbuldan dönerken emektar arabamız 100.000 km yi geride bıraktı. bununla ilgili 2 fotoğrafı burada yayınlıyorum. aslında video da çekmiştim, amacım tam 99999 dan 100000’e geçişi yakalamaktı, ancak fotoğraf makinemiz sağolsun video çekimlerini kafasına göre sonlandırdığından o anı yakalama şansım olmadı. karda kışta, yağmurda çamurda, yazda ayazda bizi taşıyan; […]
Biri beyaz, bembeyaz… Biri pembe, toz pembe… Biri kara, katran gibi…
Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.
Önceden kaybettiğim haklarımı geri aldım, enerjimi full’ledim, üstüne bir de kalkan kazandım; oyuna yeniden başlıyoruz ! BUNDAN SONRA HER İŞİ HAKKI İLE YAPMAK LAZIM.
Madem ki diken olmaktan öteye gidemiyorsun, çalı dikeni olacağına, gül dikeni ol… En azından güzel kokarsın, sonun da ya bir sevgilinin koruyucu eli olur, veya gül yağı kazanı… Az kaldı…
Toprağa atılan tohum için iki ihtimal vardır: ya çürüyüp gider, veya çatlayıp zorlu bir yolculuğa başlar. Önce kendi kabuğunu kırmak, sonra kendisinden sıyrılmak, bir yandan etrafını saran toprağın ona karşı koyduğu mukavemeti aşıp, toprağın ötesi için kuvvet kazanırken, diğer yandan kabuğunu kırdıktan sonraki hayatındaki yüzlerce tekrarı olan kılcal kök hücreleriyle yine topraktan güç almak, her […]
Başkaları da şöyle dedi