“Baba! Neden o uzun kulakli -ama zıplamayan- ve otçul hayvanla babasını söylüyorsun?”
‘Sivrisinek Saz’ kategorisi için Arşiv
O babanın ağzına biber sürmeli :)
Pazar, 01 Mart 2009Azim
Perşembe, 12 Şubat 2009sevdiğim bir yakınımın gönderdiği videoyu buradan paylaşmak istedim.
http://video.google.com/videoplay?docid=-3270542258632851284
Bulmak keyfi…
Cuma, 14 Kasım 2008mail ile geldi, kaynağını bilmiyorum:

Bir bedevi devesini kaybetti. “Devemi bulup getirene iki deve yükü vereceğim” diye ilan ettirdi.
Komşuları dediler ki: Yahu bu ne biçim alışveriştir? Bu ne iştir? Bir yük devesi iki deve yükünden daha mı değerlidir? İki deve yükü bir yük devesinden daha değerli değil midir?
Bedevi onlara şu karşılığı verdi: “Böyle konuşmakta ve düşünmekte mazursunuz, çünkü bulmak zevkini tatmamışsınız…”
* Molla Camî’nin “hissesi”: Kaybolan bir şey değersiz olsa bile, “adam sen de” deyip vazgeçmemelisin. Dikkatli insanlar, ince düşünen insanlar için araştırmak ve bulmak keyfi, bulunan şeyden daha üstündür. Çalışmanın, araştırmanın, düşünmenin keyfini tadan bilir. Araştırarak bulmak her şeyden daha değerlidir.
Tilki - Tavuk
Pazartesi, 10 Kasım 2008Tilkiye tavuk yer misin? diye sormuşlar, gülmekten cevap verememiş :)
Oy-oy
Çarşamba, 05 Kasım 2008
Haberde diyor ki, amerikalı iki astronot amerikadaki başkanlık seçimi için oylarını uzaydan kullanmışlar. Ben de merak ettim, acaba bu iki kişiden hangisi sandık başkanı olmuş? oy kullanmak için arkasına geçecekleri paravanı bulabilmişler mi? parti temsilcileri sandık sayılırken nasıl gözlemci sağlamışlar? astronotlar sandık açılınca bir diğerinin verdiği oyu anlamamış mı? mükerrer oyu önlemek için birbirlerinin işaret parmaklarını boyamışlar mı? bunlar muallakta olan şeyler. gerçi haberde “guvenli pusula” ve “e-posta” gibi şeyler de yazmışlar ama onlar herhalde çıkan sonucu bildirmek içindir.
tabi canım, olur mu öteki türlü…
olmaz di mi?
Dünyanın en güzel kadını…
Cumartesi, 08 Aralık 2007
Tezimin iç kapağı için gerekli imzaları almak amacıyla yaptığım yolculuk* sırasında, İzmir’den Eskişehir’e doğru yol alırken, otobüsüm Kütahya civarındayken dünyanın en güzel kadınını gördüm, keşfettim. Sevindim, mutlu oldum… İçim huzur doldu, gönlüm ferahladı…
* Doktora tezimin bez ciltlerinde, iç kapakları jüri üyelerine imzalatmam gerekiyordu. Bir kaç küçük düzeltme istediklerinden bu imza işini sınav sonrası yapamamıştık. İmza sonraya kalınca, jüri üyelerini teker teker dolaşıp, kapakları imzalattım. Daha önceden e-mail ile gerekli belgeleri jüri üyelerine göndermiştim ve telefon ile de sözleşmiştik. Bir Cuma gecesi 21:30 da evimden çıktım, 23:00 arabasıyla İzmir’e doğru yola koyuldum. Sabahın kör saatlerinde İzmir’e varmıştım. Sözleştiğimiz gibi cumartesi sabahı 09:00’da Uğur Bey ‘le buluştuk. Uğur bey ile işimizi hallettikten sonra 9:30 aracıyla Eskişehir’e doğru yola koyuldum. Saat 16:45 te Eskişehir otogarındaydım. Orada da Yusuf Bey ile buluştuk. (Yusuf Bey Doçent oldu, vesileyle tebrik ederim). Sağ olsun kendisi işlemin bitirilmesinden sonra bir öğrenci gibi değil de bir misafiri gibi karşıladı beni. Mahcup oldum. Saat 19:00 İstanbul otobüsüyle tekrar yola çıktım, 23:00 te Adapazarı merkezde, 24:00 te evimdeydim. Çok zamandır otobüsle uzun yolculuk yapamıyordum, bu yolculuk çok hoşuma gitti.
Sitem
Perşembe, 20 Eylül 2007Oğlumdan altınçocuk anaokulu idaresi için geliyor:
Cemal Safi’nin ifadesiyle:
…
Bir selamı cok gören semte neden uğrayım?
Girmem sevilmediğim, sayılmadığım yere…
…
Mecnun etsin de beni, mecbur etmesin Allah;
Dönmem insan yerine koyulmadığım yere…