‘Edebiyat’ kategorisi için Arşiv

Bayrak şiiri

Cumartesi, 10 Mayıs 2008

Hazır hatırlamışken hatırlatmakta fayda var :)

BAYRAK
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı…
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !

ARİF NİHAT ASYA

Gitti, gidişi içimi yaraladı…

Perşembe, 31 Ocak 2008

Gelişi sizi geceler boyu uykusuz bırakmıştır. onu beklemenin ızdırabını öyle yoğun yaşamıssınızdır ki, geldiğinde kavuşmaktan ziyade, geceler boyu süren ızdırabın bittiğine sevinirsiniz.
Gelişi bir boşluğu doldurmuştur…

Seneler boyu birlikte yaşar, birlikte yatar kalkar, birlikte yer-içersiniz. O artık sizin bir parçanızdır, hiç ayrı düşünmezsiniz. O kadar benimsemişsinizdir ki, var mı yok mu bunu bile düşünmezsiniz…

13 yıl beraber yaşadıktan sonra, acı tatlı bir çok lezzeti aynı ortamda paylaştıktan sonra bir gün “ayrılık vakti geldi” derler ve o çekilir gider… İçinizde bir şeylerin parçalandığını hissedersiniz. Onu içinizden söküp atmak kolay olmamıştır; gidişi ta içinizi acıtır.
Ve artık ayrıldığı yerde kocaman bir boşluk vardır…

(daha fazla…)

Göz…

Cuma, 30 Kasım 2007

Bir an bir sahne girer de gözden içeri,
Yakar kül eder ve savurur ta ciğeri…

Neden hep susuyorsun?

Perşembe, 08 Şubat 2007

diyenlere:

“Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir.”