“Üşümüş mandalina yersem, boğazım hasta olabilir, onun için ısıtıyorum.”

“Üşümüş mandalina yersem, boğazım hasta olabilir, onun için ısıtıyorum.”



Kızım ve büyük oğlumla Doğancılar parkından Üsküdara doğru yürüyerek iniyorduk. Kısa yürüyüşümüz esnasında üç farklı siyasi partinin seçim otobüs/midibüsleri yakınımızdan geçti. Bu geçişler esnasında elbette ki bangır bangır o gürültülü ve sözleri anlaşılmayan şarkılarını çalıyorlardı. Üçüncü otobüsten sonra 5,5 yaşındaki kızımla aramızda şu konuşma geçti:
- Baba neden böyle şarkılar çalıyorlar?
- Seçim olacak ya kızım,
- eee?
- işte seçimlerde daha çok oy almak için böyle şarkılar çalıyorlar
- ama insanlar çok şarkı söyleyene veya daha güzel şarkı söyleyene oy verselerdi, hep şarkıcılar başbakan olurdu?
evet, şimdi tüm siyasi parti liderlerine sesleniyorum:
efendim 5,5 yaşındaki çocuklar bile gayet mantıklı düşünebiliyor bu konuda, lütfen sizler de anlayınız:
çaldığınız o gürültülü müzikler vereceğimiz oya sizin açınızdan en ufak bir olumlu katkı yapmıyor. sokakların üzerine astığınız o karmakarışık bayraklar da öyle… biri gürültü kirliliği, diğeri ise çevre kirliliğinden başka hiç bir şey yapmıyor, lütfen artık vazgeçin…

- baba bana tornavida ver
- ne yapacaksın oğlum tornavidayı?
- Onu açıcam
- Onu açıp ne yapacaksın
- İçine bakıcam
- Sonra ne olacak?
- Ne varmış görücem.
- Sonra ne yapacaksın?
- Kapatıcam.
İş bittikten sonra:
- Al baba, tamir ettim.
“Baba! Neden o uzun kulakli -ama zıplamayan- ve otçul hayvanla babasını söylüyorsun?”
Kızımın okulunda veli katılımı adı altında öğrencilerin velilerini sırayla belli günlerde okula çağırıyorlar. Veli de bir saat süreyle kendi çocuğunun da aralarında bulunduğu sınıf içinde hikaye okuma, deney yaptırma vs. gibi kendi seçtiği etkinlikleri gerçekleştiriyor. Çeşitli yönlerden faydası olan bir uygulama… (daha fazla…)

Biraz kişisel bir hikaye, biraz çocuk psikolojisi, biraz hatıra ve sonunda teknolojik bir oyuncak içeren bu uzunca yazı, ilginizi çekecekse, devamını da okuyabilirsiniz. (daha fazla…)
