Banknot Sayan Memurlar…

Resim CNNTurk haber sitesinden alınmıştır.

Resim CNNTurk haber sitesinden alınmıştır.

Bir dönem daha bitiyor ve ben kendimi merkez bankasında banknot sayan memurlar gibi hissediyorum. Hani o binanın dışında belki bir tanesinin bile uğruna birilerinin yapamayacağı şey olmayan banknotları, o memurlar teker teker değil, deste deste değil, sayfa sayfa kontrol eder, sayarlar. Ama onlarla işleri sadece bir bakış – bir dokunuştur. Ellerinden her gün milyonlarca lira geçer, ve işleri bitince onları asıl sahiplerine gönderirler.

Bir dönem daha bitiyor ve ben kendimi merkez bankasında banknot sayan memurlar gibi hissediyorum diyorum. Hani dışarıda bir tanesini bile insanın bulup tanışması zor olan o “kaliteli insan”lardan bir yüz tanesi ile daha yollarım ayrılmak üzere. Teker teker bakıyorum, hepsi ne kadar farklı ama hepsi ne kadar güzel insanlar. Farklı zamanlarda, farklı yerlerde tanışsaydık kimisiyle çok iyi arkadaş olurduk mesela. Kimisi ise dostum, sırdaşım olurdu. Kimisi çok iyi kardeşlik yapardı. Kimisi öyle olgun ki aradaki yaş farkına bakmadan ben gider akıl sorardım. Kimisiyle gülüp eğlenmek güzel olurdu, kimisiyle oturup ağlamak. Ancak kader sınıflar dolusu güzel insanı bu şekilde çıkarttı karşıma ve biz de kaderin bize biçtiği rollere uygun davrandık ilişkilerimizde. Ben mesleğimi anlatıp hem öğretmeye hem sevdirmeye çalıştım, onlar da not tutup dersi geçmeye çalıştı.

Bir dönem daha bitiyor ve ben kendimi merkez bankasında banknot sayan memurlar gibi hissediyorum. Koca koca banknot sayfalarından oluşan bir defterle daha işim bitti, ve yeni defteri bekliyorum…

Etiketler:
  1. Ferda
    Nis 30th, 2010 13:01

    :)

  2. Elektronikçi
    May 1st, 2010 23:28

    Hocam kendinizi banknot sayan memurlara benzetmişsiniz ama kızmazsanız ben bu benzetmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Evet onlarda dışarıdakilerin birtanesini bulamadığı şeylerin birçoğuyla iş yapıyorlar, sizde. Evet, onlarında işi sizin deyiminizle ‘bir bakış-bir dokunuş’ sizin işinizde. Ama arada çok büyük bir fark var. Nedir derseniz, onlar banknotları alırken 50 liralık banknotları alıyorlarsa, bırakırkende 50 liralık banknot bırakıyorlar. Bakışları ve dokunuşları banknota değer katmıyor. Oysa sizin aldığınız insanların değeri, sizin bakışınız ve dokunuşunuzdan sonra ikiye üçe beşe ona katlanıyor. Bu yüzden ben bu benzetmenizi kendi adıma kabul etmiyorum.

    Buna karşılık bu benzetme ile hislerinizi çok güzel anlatmışsınız, inanın öğrencilerinde büyük kısmı bizlere duyduğunuz bu sevginin farkında ve minnetle karşılıyor.

    100 kişi adına konuşamam ama kendi adıma gönül rahatlığıyla söyleyebilirimki mesleğinizi hem öğretmeyi hemde sevdirmeyi çok büyük bir ustalıkla başardınız.

    Bazı hocalarımız ve asistanlar bize pislik muamelesi yaparken, bize insanmışız gibi davrananlara hayranlıkla bakıyoruz. Bunlar arasında sizin yeriniz bambaşka, çünkü siz insanmışız gibi yapmıyor, insan olduğumuzu iliklerimize kadar hissettiriyorsunuz. Hatta bu yazınızda olduğu gibi bizleri iyi insan olduğumuza ve kaliteli insan olduğumuza inandırmaya çalışıyorsunuz. Size söz veriyorum, sırf sizi yanıltıyor durumuna düşmemek için hep daha kaliteli olmaya gayret edeceğim. Annemin-babamın vermediği öz güveni sizden alıyorum, ne kadar teşekkür etsem az.

    [Duzenleme: yorum paragraflara ayrıldı ve son kısmı silindi. M.R.B.]

  3. M.R.B.
    May 2nd, 2010 00:10

    Elektronikci,
    yorumunuza karşı çıkmak istedim, icim elvermedi. onaylamak istedim, ona da icim elvermedi :)
    yorum icin tesekkur ederim. icinde yazanlar dogrudur veya yanlistir, bu kisimlara hic girmiyorum ama yorumu okudugumda mutlu bir tebessumun yuzumu ziyaret ettigini saklamayacagim.

    isim vererek bir kac kotu ornek siralamissiniz, boyle seylere hic gerek yok. hos gorunuze siginarak o kisimlari sildim.

    bir de neden gercek isminiz, mail adresiniz vs yok?

  4. Elektronikçi
    May 4th, 2010 16:15

    Hocam ismimi yazarsam “yağcı” diyecekleri için yukarıdaki kadar açık yazamayacaktım. İsmimi gizleyince daha rahat yazdım.

    Tabi bide sizin sildiğiniz kısımlarıda yazamazdım eğer ismimi yazsaydım :D

  5. vedide
    May 7th, 2010 00:43

    benim ağlayacağım geldi. senin?

  6. M.R.B.
    May 7th, 2010 09:59

    yoo,
    hic de bile.
    yok ki oyle bi’sey.
    toz kacti gal’ba…

  7. Ersin
    May 15th, 2010 13:48

    Elektronikçi’nin yorumuna aynen katılıyorum efenim. 8-2 tamamiyle mütabık. :)

  8. Elektriksiz :)
    May 15th, 2010 16:54

    Hocam ben çoğu öğretim görevlilerini “kırmızı pelerini kullanarak, biz boğaların zayıf noktasından faydalanan matadorlar” olarak görürdüm. En küçük darbemizden sonra yardımcılarının oklarına maruz bırakırlardı.
    Hep onlar kazanırdı. Siz bize onlar gibi davranmadınız. Daha güçlü boğalar olmamız için çalıştınız. Teşekkürü bir borç bilirim. Bizden sonraki arkadaşlarımıza da aynı şekilde davranmanızı dilerim. Öğrenci nankör değildir bire on veren bir topraktır; yeter ki suyunu verin, kurumasın.

  9. M.R.B.
    May 15th, 2010 17:44

    Ersin, tesekkur ederim. bir kere ettikten sonra, ismini yazdigin icin bir kere daha tesekkur ederim.

    Elektriksiz, aslinda hocalarinizin cogunun duygusu benimkinden pek farkli degildir. sadece aranizda biraz iletişim eksikligi var diye dusunuyorum. boga-matador ikilemesini de pek kabul etmek istemiyorum, o kadar acimasiz bir ogretim uyemiz yoktur bolumde. hem bu benzetmeyi kabul edersem, ben de kaybeden matador mu oluyorum :)

  10. Elektriksiz :)
    May 15th, 2010 17:53

    Hayır Hocam siz gizliden gizliye boğalara yardım eden bir matadorsunuz. Siz farkı göremesenizde biz diğer matadorlara nazaran sizdeki farkı gören boğalarız.

    Tribünler habersiz, gösteri amaçlı çıkarız sahaya :) o kadar sevgiye karşı tribünlere çaktırmadan güreşiriz, biz boğalarda göz kırparak yere seriliriz. Siz yenilmez, biz hayatta kalırız :D

  11. M.R.B.
    May 15th, 2010 18:14

    hahah, hepimizi uckagitci yaptin yahu!
    ;)

  12. Elektriksiz :)
    May 15th, 2010 18:25

    yok hocam :D benzetimlerin böle yan etkileri oluyor malesef :) keşke ort yetseydi de türk dili ve edebiyatı bölümüyle çap yapsaydım :( size ideal bi benzetmeyle gelmeyi çok isterdim :D

  13. Trafocu
    May 15th, 2010 22:02

    Hocam sizi tanımıyorum çünkü malasef elektronik dersini başka bir hocamızdan alıyorum.

    Bize verdiğiniz değeri bu şekilde bize hissettirdiğiniz için teşekkür ederim.

  14. M.R.B.
    May 16th, 2010 02:13

    Trafocu, buyrun gelin, tanisalim, oturalim, konusalim. burada aciklamak belki zor olur ama yuz yuze konustugumuzda yorumunuzdaki “maalesef” kelimesine gerek olmadigina da sizi ikna edebilecegimi dusunuyorum. yorum yazip fikrinizi belirttiginiz icin ben tesekkur ederim.

    gerci “acaba ismi olmayan uc kisi aslinda ayni kisi olabilir mi” diye de dusunmuyor degilim. 4 senedir ogrencilerden gelen yorum sayisi bir elin parmaklarini gecmiyordu, iki gunde 4 senedekinden fazla ogrenci yorumu aldim.

    neyse, nasil olursa olsun, bu beni sevindiriyor :)

  15. Onur Muhikancı
    May 16th, 2010 02:32

    Okul bitti herkes diplomasını alacak ve iş hayatına atılacak . Geri dönüp okula baktığında ise her hocayı ve asistanı yaptıklarıyla hatırlayacak . Yapılan iyi ve kötü davranış hiçbi zaman unutulmaz . Bu yazıyı yazmanızda bize olan saygınızın bir göstergesi . Bu şekilde ögrenciye ile yeri geldiğinde arkaadaş gibi davranan yeri geldiğinde hoca gibi davranan tüm hocalarımıza ve asistanlarımıza teşekkür ediyorum .

    Ayrıca böyle isim yazmadan gelip buraya yazmayınız bi söz yazacaksanız altına iyi yada kötü imzanızı atınız . Saygılar …

  16. özhakikiteslabobinleri
    May 16th, 2010 07:39

    “bölümde söz sahibi koltuklar”a geçmesini(hükmetmesini) istediğim 4 kişiden birisiniz hocam. Bu sene mezun oluyorum 5-10 sene sonra bölümün daha özgür daha sosyal beyinlerle yönetilmesini umuyorum. Sizi hoca olarak gördükten sonra bir umut belirdi.

    Ayrıca geçen sene dönem başında öğrencilerle elektronik lab. toplantısı yaparak öğrencilerin mavi bir kimlikten ibaret olmadığını hem gösterdiniz hem de hatırlattınız. Belki de akademisyenliğin sadece “ders anlatıp aralarda ise koşarak hücrelerine(odalarına) kaçan diğer akademik makinalara örnek olur.

    Siz şimdi “estağfirullah büyüklerim öyle değildir” gibi mütevazılığınız ve kibarlığınızı yansıtan cümleler kuracaksınız ama, eleştirilmeme lüksüne sahipmiş gibi davrananların bu gerçekle ne zaman yüzleştirileceklerini çok merak ediyorum.

  17. M.R.B.
    May 16th, 2010 10:33

    Onur, hem dusuncelerin icin, hem dusuncelerini paylastigin icin ve hem de bunlarin arkasinda durup ismini yazdigin icin tesekkur ederim.

    Ö.H.T.Bobini, oncelikle hakkimdaki iyi gorusun icin tesekkur ederim. mutevazilik ve kibarlikla alakasi olmadan soyluyorum, bolumde sizi gercekten kalpten seven cok hocaniz var. hem eger bende iyi bir seyler goruyorsaniz, sunu da gozden kacirmayin, ben de bu okulda ogrenciydim ve beni de buradaki hocalar yetistirdi. bir sepet meyvenin tamami ayni kalitede olmaz. elbette icinde 1-2 curuk olabilir. ama bunun icin de tum sepet kotudur diyemeyiz.

    bir de acikcasi konunun bu yone gitmesinden rahatsizlik duyuyorum. ben samimi sekilde duygularimi ifade etmeye calistim ancak bir kiyaslamaya dogru kayiyor konu ve iyi de olmuyor.

    yazdigim yazida ben vardim ve ogrencilerim vardi, ucuncu kisileri karistirmamanizi ve herhangi bir sekilde kiyas yapmamanizi rica ediyorum. oylesi cok daha guzel olacaktir.

  18. Elektriksiz :)
    May 16th, 2010 15:46

    gerci “acaba ismi olmayan uc kisi aslinda ayni kisi olabilir mi” diye de dusunmuyor degilim. 4 senedir ogrencilerden gelen yorum sayisi bir elin parmaklarini gecmiyordu, iki gunde 4 senedekinden fazla ogrenci yorumu aldim. demişsiniz hocam

    Ben diğer 2sinden (veya 1 kişi onlar :D) bağımsızım. Ayrıca isim yazmama olayına gelirsek, kendimizi koruma amaçlı değil. Kaldı ki şurda 1 hafta bile kalmadı. Size yazılan güzel şeylerin ismimize mâl edilmesini istemiyoruz sadece. 1 hafta sonra merak etmeyin kütük numaramıza kadar bilgiyi sizle paylaşırız :)

    son 4 günde bu kadar yorum almanıza şaşırmışsınız. Üniversiteyi bitiren öğrencilerinizin daha özgürce 4 gün sonra neler yazacaklarını hayal edin :) çünkü olan olmuştur, dananın kuyruğu kopmuştur. Sizi ne kadar sevdiğimizi o zaman anlarsınız.

    Ayrıca üçüncü kişileri karıştırmamızın ne kadar yanlış olduğunu anlıyorum bu yüzden de özür dilerim.

  19. özhakikiteslabobinleri
    May 16th, 2010 17:22

    hocam ismim uygar ayyıldız. hocalarımızla rahatça konuşabileceğimiz bir yer yoktu. Sizde böyle bir blog oluşturunca öğrenciler sizi de samimi buldukları için tüm dertlerini anlatmaya başladılar :) tekrar görüşmek üzere iyi günler

  20. Mustafa Doğru
    May 18th, 2010 01:24

    İçten yazınız için teşekkürler. Hani hocam benim niyetim yok ama bölümde sizin gibi hocaların çoğalmasını istiyorum. Düşününce fikrimizi beyan edemediğimiz hocalarımız mevcut. Mezunlarımızı internette toplamak için genel bir mezun portalı oluşturdum hocam, inş büyütüp faydalı işlere kullanabiliriz :)

  21. M.R.B.
    May 21st, 2010 00:11

    Elektriksiz, mezun olduktan sonraki yorumlarinizi merakla bekliyorum.

    Uygar, ismin icin tesekkur ederim. gerci blogu yeni olusturmadim ama herhalde dogrudan ogrencileri muhatap alan bir yaziyi ilk defa yazdim. yani ima ettigin gibi yorum patlamasi buna bagli olabilir.

    Mustafa, hayirli olsun. gordugum kadariyla henuz uye sayiniz 6 kisi ama oyle tahmin ediyorum ki siz ise yarar paylasimlar yaptikca bu sayi artacaktir.

  22. Elektriksiz :)
    Haz 12th, 2010 11:10

    Hocam ben kaldım dersten :) bitmedi… Rumuz hakkım devam ediyor :D 1 sene daha…

  23. M.R.B.
    Haz 13th, 2010 01:12

    Elektriksiz, yoksa benim dersten mi?

  24. Elektriksiz :)
    Haz 13th, 2010 21:44

    evet hocam ama bitmiyodu zaten 1 sene uzamıştı belliydi :) sizin dersten kalmayı haketmiştim ama :)

  25. M.R.B.
    Haz 14th, 2010 02:41

    ne hissedecegimi sasirdim:
    hakkimda dusunceleri bu kadar pozitif olan bir ogrenciye bile dersimi ogretememe basarisizliginin uzuntusunu mu hissetmeliyim,
    yoksa dersimden basarisiz olup da okulunu uzatan bir ogrencinin bile hakkimda bu kadar pozitif dusunmesinin sevincini mi?

  26. Elektriksiz :)
    Haz 16th, 2010 05:59

    Hocam ben bir çok kez haksız yere derslerden kaldığımı gördüm :) inanın uzatmamın sebebi siz değilsiniz. Bu dönem 8ders aldım 7sini geçtim 1. dönemden de kaldığım derslerim var.Bu dönem çok çaba sarfettim 8de 7 benim için büyük başarı. Sizin dersinizden de hakederek kaldım.
    Bazı noktalara değinmedim diğer yorumlarımda, mezun olacakmışım gibi izlenim verdim; anlamanızı diliyorum. Diğer arkadaşlar gibi hissetmek istedim :)

  27. M.f.Ç
    Tem 28th, 2010 22:56

    Hocam dersi akıcı anlatışınız sonsuz sabrınız ve öğrencilerle olan mükemmel iletişiminiz için çok çok teşekkürler

  28. M.R.B.
    Tem 29th, 2010 01:23

    iltifatlariniz icin ben tesekkur ederim.
    ama cok da abartmamak lazim :)

  29. boş fiş
    May 15th, 2012 00:06

    Hocam sizi seviyoruz , farklı bir hocasınız , bizi destekliorsunuz vs vs. Diye başlamayacağım. Bunları zaten biliyosunuz. Yukarıda benzerleri de var zira (bende katılıyorum birçoguna).Ben biraz daha bardağın boş kısmındayım şu vakit.Derslerinizde şunu fark ettim; ezberci bir tavrınız var hocam anlatırken ama sorarken öyle değil.Tamamen özgün ve konu hakimiyeti isteyen sorular, bir de anlaşılması bazen oldukça güç .Bu kaliteli sorular olduğundan olabilir.Bunun hakkında yorum yapmayacağım.Sizce ders anlatımında ezberden gitmiyor musunuz ?Bu ilkiydi.İkincisi ; bazen öğrencilerdeki boş bakışları hocaların anladığını, fakat işin kolayına kaçıp bildikleri yoldan anlattıklarını ,anlatma tarzlarını degiştirmeyip , öğrenci üzerinde baskı kurarak derse devam ettiklerini düşünüyorum .Arasıra buna sizde dahilsiniz.Dersin bi havası var elinizdeki tebeşir gibi hissettiginiz . Bu hava kasvetli olduğunda kara bulutları dağıtmadan dersin anlamsız olduğunu düşünüyorum.Hani filmlerde görürüz ; hoca oğrencilerin ders istekleri olmadıkları zaman dersi bırakıp onları motive ederler. Sonra derse tekrar döndüklerinde verim bi anda fırlar. İşte derslerde böyle olmalı bence hocam. Bunu yapmalısınız.Sizin sözel yanınız kuvvetli diğer hocalara nazaran piskoloji kavrama özelliginizde tabi. Yapmalısınız .Bu sizi inanılmaz yoracaktır kesinlikle.Ama yaptığınız işler bana bunu yapmanızın imkansız olmadığını hissettiriyor.Hoca olarak göreviniz sadece bilgi verip gitmek değil.Bence hayat hakkında gidebileceğimiz yollar hakkında da bize yön göstermelisiniz.Sene başlarında buna benzer olaylar yapıyosunuz.Ama derslerde bunun verimini ve de ders boğucu olduğunda havayı dağıtabilmeyi başarıp başarmadığınızı ölçtünüz mü hiç ve ya ölçmeye çalıştınız mı ? Üçüncüsü Hocam affınıza sığınarak soruyorum ;
    işinizin standart hakkını verdiğizin farkındayım ama bu sizin gibi farklı bir hoca için yeterli mi??? ( Lütfennnn hocam silmeyin bunu yayınlayın , sizden güzel cevaplar bekliyorum .Bazen fevri çıkışlarınız var.Yazımı okuduktan sonra biraz düşünüp cevap yazmanızı rica ediyorum.Zira bazı yerler sert biraz ama bunun nedeni sizi kendime yakın görmemdir. son bir şey daha ; ses tonunuz insanın dinleyesini getiriyor.saygılarımla )

  30. M.R.B.
    May 15th, 2012 02:14

    ezber konusunda kesinlikle katilmiyorum, cunku zaten benim ezberim kotu :) sizin her farklidurumicin kitaplardan ezberlemeye calistiginiz formullerin hic birisi benim ezberimde yok. mesela cok standart bir devre olmadikca, kazancini ac devresini cizmeden bulamam. ama siz devre soyle ise kazanc formulu bu, boyle ise su vs gibi ezber yoluna gidiyorsunuz ve bu biraz sizin kolayciliginizdan kaynaklaniyor. universiteye kadar bilgileri hap olarak almaya alismis yetiskin insanlara universitede muhakeme yetenegi kazandirmak o kadar zor ki. hele bunu bir de haftalik 3 saate sıkıstırmak. hele hele bir de o 3 saatte bitirilmesi gereken yüklü bir müfredat olması. aslinda tum cozum yollarini [formullerini degil, yollarini] derste isliyoruz ve sorularda biraz muhakeme gerektiriyor. burada ezbercilik kismi benden kaynaklanmiyor, kaldi ki bastadasoyledigim gibi, ezbercilik isini hic beceremem.

    yorumunuzda katilmadigim nokta ezber kismiydi, diger bircok hususta hemfikiriz. bir kisminin soylediginiz gibi oldugunu, bir kisminin ise soylediginiz gibi olmadigi halde oyle gorundugunu biliyorum. ancak bunlarin sebepleri uzerine herkese acik bir ortamda yazmak istemem.

    diger taraftan ogrencinin ders istegi olmadigi zaman ders yapmazsak hic ders yapamayiz :) cunku 60kisi civarinda oluyorsunuz ve istemeyen birileri illa ki oluyor. bu durumda azimsanmayacak kadar isteyen varsa, devam ediyoruz. eger dersimi aliyorsaniz, bu sene benim dersimin gunduz subesine 58 ogrenci kayitli iken ve devam zorunlulugu aramadigim halde bazi gunler 90 kusur kisiyle ders yaptigimizi da biliyorsunuzdur? demek ki cizdiginiz kadar da karanlik bir tablo yok?
    isim vekimlik belli olmadigi icin rahat konusamiyorum ama dersime devam etmisseniz, hayat hakkinda neler neler anlattigimi da iyi bilmenizgerekir diye dusunuyorum. yeterli olmadigi muhakkak, ancak mevcut sartlar icinde daha fazlasi, sizi mesleki olarak eksik birakmaya yol acar.

    altina yorum yazdigimiz yazim icinde aslinda bu konustuklarimiza paralel duygularin da etkisi vardi. su satirlari tekrar okuyun:
    ” Ancak kader sınıflar dolusu güzel insanı bu şekilde çıkarttı karşıma ve biz de kaderin bize biçtiği rollere uygun davrandık ilişkilerimizde. Ben mesleğimi anlatıp hem öğretmeye hem sevdirmeye çalıştım, onlar da not tutup dersi geçmeye çalıştı.”

    [umarim seneye dersin kredisinin 6’ya cikmasi ile biraz zaman acisindan ferahlar, ders islenisini daha verimli hale getirebiliriz.]

  31. Munzur
    Oca 11th, 2014 14:31

    herkes yaptıkları kadar var yaptıkları kadar değerli gerisi önemli değil ..